Zaman cidden ne kadar çok şeyi değiştirebiliyormuş. Özellikle insanın kendi ile olan ilişkilerinde. Düşünceler,bi daha asla denen şeyler şimdi dönüp de bakınca ne kadar saçma,ne kadar anlık gelebiliyor oysa. Birine kızdığımızda,birini çok çok sevdiğimizde ama ne şekilde olursa olsun karşıdan beklentimiz olmadığı zaman içimizdeki o tüm umutları,istekleri tersine döndürebiliyoruz ya. Hani nefret ediyorum artık ondan,bi daha konuşmam onlarla,aman uzak dursun,dursunlar ben mutluyum diyoruz ya.
Yalan.
İnsan bencil varlık.
Zaman da hiçbir şeyi geçirmez. Sadece alışmayı kolaylaştırır. Onlarca şey yaşadığınız bir insanı, tek bir tartışmanın anlaşmazlığın sonucuyla nasıl bu kadar kolay silebiliriz ki? Zamanında en kötü anımızda kollarında derman aradığımız insan şimdi nasıl en kötü zamanların sebebi olabilir. Oluyor. Hayat böyle çünkü. Düzelmez,düzeltemezsiniz geçmişi. Silinip baştan yazılabilen bir şey değil çünkü bu. Ve bi yazı nasıl başladıysa öyle gider işte...
Ama herkesin bir dönüm noktası oluyor. Hani sığınılan liman mantığı var ya. Belki yepyeni birisi belki sizin için hep yeni kalan birisi. Bir dost,bir sevgili. Ne olursa olsun yanınızda olan ve bunu isteyerek yapan. İşte onlar olmasa bu sıkıcı hayat hikayesi okunmaz olurdu. Çünkü her hikayenin kötü bölümleri vardır. Önemli olan o kısmı atlamayı sağlayan karakterlerin olması. Sayfayı çevirme isteği uyandıran.
Ve ben o bi elin parmağını geçmeyecek bi kaç insana burdan teşekkür ediyorum.
Kendi hikayemi bana tekrar sevdirebildikleri için. (:


















