Keşke her şey bir kedinin saatlerce aynı yerde oturup, bıkmadan yalanabilmesi kadar kolay ve sıradan olsaydı.
Ortada hiç bir olay, kavga veya ne bileyim kötü bir durum yokken bile ilişkilerde elin kolun bağlanabiliyor bazen. Saçma sapan en ufak bir sessizlik bile, acaba nerde yanlış bişey yaptım ya da noldu konuşmak mı istemiyor şeklindeki paranoyakça ve en kötüsü de umutsuzca bir sürü soru getirebiliyor akla.
Tüm gün boyunca arada esen anlamsız ama soğuk rüzgarlar, kısa kısa cevaplar, harf yiyerek yazılan mesajlar.
Tamam belki bunlar size,
Sonra korkutuyor. Eskiden o gözün durduğu yerdeki kara delik sizi korkutuyor. Hastalıklı gibi.
En yakınken en uzak olmak gibi.
En çok güven duyduğun kollardan,korkmak gibi. . .
aşk denilen virüsümsü boktan yaratık sizi hasta etmeye başlamışsa daha fazla sarmadan ondan kaçıp kurtulmayı istemek gibi.
Fakat;
yine de sevmeye devam edip, daha da devam etmeyi istemek gibi.
dinle:

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder