Bazen iki insan artık öyle bir noktaya geliyor ki, nasıl kıracağını bilmiyor karşı tarafı. Açık konuşayım biliyorum okursun çünkü. Çok hata yaptım sana karşı, farkındayım. Çoğu zaman hep yoran,üzen taraf bendim. Bi vakte kadar ciddi anlamda hakettiğin sevgiyi de değeri de sana veremedim. Evet kabul ediyorum. Bunlara rağmen benim için bizim için ne kadar uğraştığını kabul ettiğim gibi. Ama öyle bi koşullanmıştın ki, değiştiğimi göremedin. İçimdeki şeyin büyüdüğünü.
Tek kişilik değil,iki kişilik - "biz"lik - bir yaşama dönüştürdüğümü hayatımı. Geleceğimi seninle kurup geçmişimde senden öncesini sildiğimi farkedemedin. İlk verdiğin kağıdı buldum bugün bana,bulmaca olan içinde. Buldum demeyelim bana yazdığın herşeyi verdiğin gün itibari ile cüzdanımda taşırım çünkü ben.
"geçmiş farketmez" yazmışsın kağıdın köşesine. Yazdığın gibi davransaydın keşke. Ama zordu biliyorum. Hayatımda sen varken, duygusal anlamda 0 olsalar bile iki kişiyle bişeyler yaşamış olmamı kabullenmek kadar zordu. İşte tam bu noktada sana hak veriyorum. Ama ilk seferinde bana sorduğun soruyu da hatırlıyorum. "Sen istemiş miydin,bişey hissettin mi" demiştin bana. Hayır demiştim,kesinlikle hayır. "Önemli değil" demiştin. Ve sonra gidip alışveriş yapmıştık, seninle o fesleğenleri seçmek ne eğlenceliydi hatırladıkça gülüyorum saksıları torbaya sığdırmaya çalışışımızı. (: Ne önceki ne en sonuncusu kesinlikle duygusallıktan o kadar uzaktılar ki. Tek bişey bile hissetmedim ben. O gün itibariyle de o insanları hayatımdan çıkardım. Birisiyle ne konuştum ne görüştüm, diğeri de sınıf arkadaşım malum işte olması gerektiği kadar. Ama ben kimseyi hayatıma "dahil" etmemiştim. Sevgili olmadım ben kimseyle senden beri. Olamadım. Bu yüzden mutsuzum belki şu an. Seni kırmak üzmek için hayatıma birisini sokup ona sarılamıyorum,bitanem canım cicim diyemiyorum. İstemiyorum çünkü. 10 dakika bi odaya kapanıp sonra sevgili olmadım ben kimseyle mesela,senin o kızla dün akşam yaptığın gibi. Ya da "birbirinden hoşlanan oldu mu şu sınıfta" tarzı soruya karşılıklı "evet" demiyorum bi başkasıyla, sizin o kızla yaptığınız gibi... Ve ben farkediyorum ki birisinden hoşlanmak,
beni duygusal olarak "aldatmak" için süre geçmesi lazımdı. Ben senin hayatındayken hoşlanmışsın demek ki ondan... Burda yazık olan sadece benmişim. Körmüşüm ama, anlamamak da saflığım. Ve evet iyimserliğimden kaynaklanıyordu sanırım. Dediğim gibi nolursa olsun sonunda hep birbirimize döneriz diye bekliyordum ben. Basit değildi çünkü. Ama basitmiş... Kızmıyorum sana. Mutluysan kızmıyorum. Ama olmayacağını biliyorum. Ben değilim çünkü. Ve sen sinirin geçtiğinde anlayacaksın belki de neyi,neleri kaybettiğini. O zaman üzülmeni istemiyorum sadece. Hala üzülmene dayanamayacak kadar değer veriyorum çünkü sana. Bunu bil sadece.
diyim,dinle o zaman.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder