sen de gel.

1 Aralık 2010 Çarşamba

Güçlü Kızı Oynayamayacak Kadar Tükendim Ben.

Canım o kadar yanıyor ki şu an. Yastıkla sesimi kesmeye çalışıyorum ağlarken. Annem duymasın diye. Gözyaşlarım durmuyor. Nefes alamıyorum. Cidden alamıyorum. Sen nasıl başarıyosun.Dersten çıkıp başbaşa takılmalar. Çorba çiğ köfte,ne alaka demeyin saçma da olsa özel şeylerdi bunlar bizim için. Çok istiyorum,hayatımdan seni silebilmeyi çok istiyorum. Canım acımasın artık istiyorum. Dayanamıyorum çünkü artık ciddi anlamda dayanamıyorum. Çöktüm. Ölüyorum. Ben ölüyorum efe. Nasıl bu kadar kör olabiliyorsun. Bu kadar bencil. 9ay. Yarım saat sonra. Tam 9ay. 2günlük sevgilinle nasıl siktir edebiliyorsun beni. Bu kadar mi basittik bu kadar mi değersizdim. Kandırdım mi kendimi aylarca. Şimdi neden yapamıyorum.
Neden giderken bırakmadın beni bana.
Kırıp dökmek istiyorum. Eğer biticekse içimdeki bu acı,bu boşluk, defolup gitmek istiyorum şu hayattan çünkü başaramıyorum. Herkesin dediklerini,öğütlerini yapamıyorum. "Takma artık,o mutluysa sen de ol"a uyamıyorum ışte. Hani ailendim senin hayatın herşeyindim. Kaç günde değiştin sen,bi dön bak kendine. Değer mi... Beni öldürdüğüne değer mi. Hiç mi özlemiyosun ya hiç mi...Yattığım yerden nasıl yazıyorum bunları bilmiyorum. Göremiyorum bile yaşlardan telefon ekranını. Ellerim nasıl titriyo bilemezsin. Kimse anlamıyor. Unut demesi kolay. Sözcükler çok kolay. Ama olmuyor. Yapamıyorum işte. Anılar en boktan düşman şu an. İstesem hatırlayamayacağım bin bir tane ayrıntı gözümün önünde. Uyumaya çalışsam rüyalarıma giriyorsun. Son bi haftada 4 kilo verdim. Hiçbi şey yiyemiyorum. Hiç bi şey yapmak istemiyorum, çizmek bile istemiyorum artık. Acıyor çünkü. Senli hayallerin temellerindeki şeyleri yapmak acıtıyor. Gittiğimiz yerlere gidemiyorum. Ankaraya inemiyorum mesela. Gitarlara bakamıyorum. Damien Rice, The Swell Season hiç olmadığı kadar boğuyor beni. Seni duyuyorum. En olmadık zamanlarda seni duyuyorum. Dün gece seslendiğini sanıp gözlerimi açtım sabahın 4ünde. Bi boşluk. Sadece kocaman ve kapkaranlık bi boşluk. Vücudum bile iflas ediyor artık. Her yerimde morluklar,kesikler. Dayanamıyorum anlıyor musun. Dayanamıyorum. Ve ben içimdeki seni atamıyosam kendimi atmak istiyorum. Çünkü her geçen gün daha berbat. Ve ben daha kötü oluyorum.Kelimelerin bile yok artık. Gözlerini ellerini o kadar istiyorum ki yanında. Şu an sana ihtiyacım var. Gurursuzluk yüzsüzlük diyin kim ne derse desin umrumda değil. Sahte gülücükler atamıyorum ben. Gülemiyorum ben senden beri. Halim yok. O kadar tükendim ki. Ve söz verdiğin gibi dön gel. Sana ihtiyacım olduğunda NE ZAMAN OLURSA OLSUN demiştin. Söz vermiştin bana. Şimdi o kadar ihtiyacım var ki. Dön gel. Ben her şeyi sil baştan yaşayacak kadar tükendim çünkü artık. En baştan başlayalım. 9.ayımızın ilk gününde en baştan ve bu yazıyı okuduğunda bana bi mesaj olsun bişey at. Gerçek duyguların olsun. Çünkü ben hala inanmıyorum senin unuttuğuna, unutabilecek kadar kolay olduğuna. Yalanlara bile ihtiyacım var şu an. Ama yalan söylemezsin sen bana. Canım çok acıdı artık. Yeter, yeter bitsin artık bu oyun. Dön gel...

4 yorum:

  1. hani bazen insan anlar, birebir aynı şeyleri yaşamış olur da söyleyecek bir şey bulamaz ya, öyle işte...

    YanıtlaSil
  2. öyle umutlar besliyor ki insan. gerçek dünyadan kopuyorum..

    YanıtlaSil
  3. zaman her şeyin ilacı dicem ama yalan. sadece alışıyor insan. bi nebze de kabulleniyor belki.

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails